top of page

Sınır - Sınırsızlık - Çocuklarda Sınır Bilinci

Hayatımızın içinde birçok sınır vardır. Zamanla hepimiz sınırlarımızı öğreniriz. Böylelikle hayata daha kolay uyum sağlarız. Çocuklara bu sınırları tanıtmak, anlatmak önemli. Deneme, öğretme ve keşfetme açısından doğru bir şekilde tanıtmalıyız. Ebeveyn olarak çocuklara doğru sınırları, doğru bir şekilde tanıtmalıyız. Bu aktarımlar net ve yeterince olmalı. Yoksa sınırları doğru aktaramamış oluruz ve ortaya sınır problemleri çıkmış olur. (Sınırların ihlali)

Sınırların Önemi
Güvende Olma Hissi: Sınırlar çocuğun korunduğunu hissettirir. Aile çocuğa sınır koyamıyorsa şu his oluşuyor; “Daha annem beni durduramıyor ki, bana gelen tehlikeleri nasıl durduracak?” Çocukta ki bu düşünce öfkeye yol açar. Çocuğa sınır koyarak güvende olmasını, rahat olmasını sağlarız. “Seni anlıyorum ve senin iyiliğin için davranışına sınır koyuyorum.” Çocuk bunu hissederse size küsmez, ona zarar vermemiş oluruz.
Sosyal Beceriler ve Uyum: Sınırları öğrenerek çocuklar topluma hazırlanmış oluyor.
Sorumluluk Duygusu: Çocuklar sınırlardan çıktığında bunun yaptırımının ne olduğunu biliyor. Sorumluluk almayı öğreniyor. Hatalarının sonucuna katlanarak sorumluluğu öğreniyor.
Aile İlişkileri (kuşatılma hissi): Sarılma kuşatır, sınırlandırır, güvende hissettirir. Sınır eğitimi aslında sarılma ile özdeşleştirilebilir. İlgimizi, sevgimizi eksik etmeden çocuğa sarılmaktır. İşte sınır eğitiminin özü de budur.

Sınır İhlaline Eşlik Eden Bağlantılı Problemler Nelerdir?

  • Söz dinlememe

  • Kolay öfkelenme ve saldırgan davranışlar

  • Multimedyadan kopamama

  • Vaktinde uyumama ve yememe

  • Sorumlulukları yerine getirememe



Sınır Eğitiminde Sözel Yöntemler (İlk Aşama)
Anlayış: Çocukların isteklerini anlamak çok önemli. Çocuk bağırıyor, isteğini dile getiriyor. Buna karşılık onu anladığımızı ifade edelim. “Anlıyorum, bunu yapmak istiyorsun/istemiyorsun.” Yüksek sesle söyleyin ki, bağıran çocuğa o an sesimizi duyuralım.
Kural: Kuralları hatırlatın!
Alternatif: Talebi yönlendirin! Çocuğun talebini görmezden gelme değil, alternatifleri söyleyip çocuğunuzu yönlendirin. Tamamen bırakmak ya da zorlamak değil. Dolayısıyla kendini güvende hissetmesi için beklemeli, zorlamamalıyız.

Sınır Eğitiminde Davranışsal Yöntemler (İkinci Aşama)
Mahrumiyet: Bir şey yaptığında onun bedelini ödemesi gerekiyor. (İlgi ve sevginiz hariç! “Bunu yaparsan seni sevmem, seninle ilgilenmem” Bunu söylemek ve uygulamak yanlış bir yöntemdir.) Çocuğun elinden sevdiği bir şeyi almak mahrum bırakmaktır. Örneğin; tableti elinden bir gün almak. (Kısıtlı olan bu süre eğer aşarsa bu artık cezaya girer, tasnif edilmez.) Hassas bir çocuk için iki saat almak bile yetebilir. Çocuğunuzu tanıyıp süreyi ayarlayabilirsiniz. İlk 3 yaşta mümkünse ekranla hiç temas etmemeliler. Çocukların iletişime geçmeleri için önemli bir kriter.
Fiziksel Bloke: Bazı çocuklar bu mahrumiyetten de anlamaz. Mantık çocuğun saldırmasına engel ol! Canınızı acıtmasına müdahale etmeliyiz. Saldırdığında onu durdurmalıyız. Örneğin; sarılarak durdurabiliriz. Yoksa ellerinden tutabiliriz, aynı seviyede, göz hizasında olmalıyız. Yere yatırıp bacaklarımızla da kuşatabiliriz. “Bana vurmaya devam ettiğin sürece seni böyle tutmaya devam edeceğim.”

Seçenekli Müdahale: (Son çare) Bazı çocuklar onu kontrol edebildiğimizi görebilmeli. Örneğin çocuk evden çıkmıyor ve çıkmamakta da ısrarlı. “Koşarak mı çıkalım, zıplayarak mı çıkalım, nasıl istersin?” denilerek oyun şekline getirebilirsiniz. Bazı çocuklar hemen kapıdan çıkar. Ancak hiçbir şekilde çıkmayan çocuk için “Sen kendin mi çıkmak istersin, ben mi çıkarayım? Yine de çıkmıyor, biz çıkarırız. Yani fiziksel olarak müdahale etmek gerekiyor.


Sınır Eğitimi- Tavsiyeler

(Nasıl Uygulayalım?)

Duyguya değil davranışa müdahale: Çocuğun duygusunu anlamak önemli. Duygularına sınır koymayın, çocuk duyguyu yaşamalı. “…ama öfkelendiğimiz zaman eşyaları kıramayız. İstersen onun yerine şunu yapabilirsin, kağıt yırtabilirsin.” Onu bu şekilde yönlendirin. Çünkü duygular yaşanması gereken şeyler ve yaşanmadığında, içimizde kaldığında, bastırıldığında sıkıntılar yaşarız.

Sakin fakat net bir ses tonu: Gayet kararlı, sakin, kontrolü kaybetmeden.

Çocuğu büyüten bir kelime “Hayır”: Çocuğa hayır dememiz onu incitmez, hayata hazırlar.

Açık ve basit beklentiler (en fazla 3 cümle): 3-4-5 yaş dönemlerinde bu çok önemli. Ya bu kadar söyleyin ya da hiç söylemeyin. Aksi takdirde çocuk için anlaşılır ve net olmaz.

Başka otorite kişileri: Dahil etmek önemli. Sadece anne kural koyup baba yıkınca anlamı olmuyor. Bu süreci birlikte yönetmeleri gerekir. Ancak böyle olursa etkili olmuş olur.

Genel kurallar: Evde bazı kuralları seslendirmek, kağıda dökmek etkili olabilir. Zaten uygulanan bir kuralı da yazabiliriz. “Evet kurallar bir tek bana ait değil, herkese ait kurallar var.”

Sınır Uygularken Önemli Hususlar!

Yeni doğan döneminden başlayarak çocuk etrafında sınırları gözlemleyebilir ama 2 yaş öncesinde sınır eğitimi vermek doğru değildir. 2 yaş öncesinde çocuğun gelişimsel açıdan ihtiyaçlarının karşılanması gerekir. Ağladığında sakinleştirilmeye, acıktığında doyurulmaya, sevilmeye ve ilgi görmeye, pislendiğinde temizlenmeye gibi. 2 yaşında ise çocuk anneden ayrışır ve “ben” güçlenmeye başlar. Kimliğin oluşabilmesi için bu gelişimsel dönemde sınırlar konmalıdır. Çocuğun kendini sakinleştirme, öz bakım becerilerini giderebilme, isteklerini erteleyebilme gibi beceriler kazanması için sınırlar konmaya başlar. “Anne yemeğimi yedir” dediğinde “hayır, sen kendin yiyebilirsin” denir. Her “hayır” çocuğun “ben” algısını güçlendirir. Çünkü “ben”in gelişmesi için “sen”e ihtiyaç vardır.




Peki doğru sınır eğitimi nasıl verilir?

Hemen bir örnek üzerinden gidelim.

Örnek-1: Çocuğunuz günlük bilgisayar oynama süresini aşmak istiyor olsun. Ve siz bununla ilgili bir şey söylediğinizde ağlamaya başlasın ve diretsin. Amacınızın çocuğunuza had bildirmek olmadığını, onunla yaşadığınız bu olumsuz süreci fırsata dönüştürmek olduğunu düşünün. “Seni anlıyorum. Bu durum seni çok üzdü. Sen biraz daha oynamak istiyorsun”

Hemen ardından kuralı söyleyin. Sınırlar tutarlı olmalıdır. Değişken sınırlar güven vermez. Anne babanın isteğine göre değişen sınırlar, doğru sınır koyma açısından uygun değildir.



“Her gün 1 saat bilgisayar oynayabilirsin”
ve doğru sınır koymanın son aşaması seçim. Ödül değil, ceza değil, tehdit değil; sadece seçim sunma. “Eğer 1 saatten fazla bilgisayar oynamayı seçersen, 2 gün boyunca bilgisayar oynamamayı seçmiş olursun.”
Bazen de seçim aşaması yerine alternatif sunmak gerekebilir. “seni anlıyorum. Sen çok kızgınsın. Sana izin vermediğim için çok öfkelendin. Yalnız ben vurulmak için değilim. Eğer vurmak istiyorsan yastığa vurabilirsin.”
NOT: Aileler sınırlar koymaya başladığında çocuklar ilk uygulamalarda diretebilirler. Ya da meydan okuyabilirler. Aynı örnek üzerinden gidecek olursak 1 saatten fazla oyun oynamayı seçmesine rağmen 2 gün boyunca bilgisayar oynamakta diretebilir ya da 2 gün boyunca bilgisayar oynamamanın kendileri için sıkıntı olmadığını ima edici sözler söyleyebilirler. Bu durumda anne babanın kararlılığı ve şefkatli tutumu çok önemli. Ebeveynin bu tutumu çocuğu büyütüp güçlendirirken aynı zamanda anne babasının yetkin olduğunu da hissettirecek ve çocuğa güven verecektir..



Kitap Önerileri

“Sınırlar”, Dr. Henry Cloud, Dr. John Townsend, Sistem Yayıncılık
“SOS! Ana Babalara Yardım, Çocukların Gündelik Davranış Sorunları İçin Pratik Öneriler Kılavuzu”, Lynn Clark, Evrim Yayınevi.
“Çocuğunuza Sınır Koyma (Sorumluluk Sahibi, Bağımsız Çocuk Yetiştirmenin Yolları)” Robert J. Mackenzie, HYB Yayıncılık


61 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page